Boşanma davasında mallar nasıl paylaşılır?

Eşler boşanma sonrası ne şekilde mal paylaşımı yapar? Avukat Bünyamin Türkmenözü cevaplıyor.

Boşanmaya dair Medeni Kanunu’muzda 2002 yılında bir değişiklik yapıldı. Bu tarihten önce “mal ayrılığı rejimi” dediğimiz bir uygulama vardı. Evlilik öncesinde ya da evlilik sırasında edinilmiş olsun, tarafların kendi üzerlerine olan tüm mallar boşanma durumunda kendilerinde kalıyordu.

Fakat 2002’de yapılan değişiklikle “edinilmiş mallara katılma rejimi”ne geçildi. Evlilik birliği süresince edinilmiş mallarda tarafların ortak katkısı bulunduğu kabul edildi. Böylece de boşanma sırasında eşlere, bu mallar üzerinde ortak hak talep etme hakkı verildi.

ORTAK KATKI GEREKİR

Bu malların evlilik sırasında, tarafların ortak katkısıyla edinilmiş olması gerekir. Örneğin, taraflardan birine miras kalan bir mülkte, miras kalmayan eşin o malın edinilmesine katkısı olmadığı için talepte bulunamaz.

Evlilik öncesi taraflardan birinin kendi üzerine aldığı bir mülk varsa, yani kendi emeğiyle almışsa o da söz konusu kişinin üzerinde kalır. Karşı taraf hak iddia edemez. Çünkü o malın edinilmesinde bir katkısı olmamıştır.

Bize, “Ev hanımları çalışmıyor, dolayısıyla onların bir katkısı yok” şeklinde sorular gelebiliyor. Hayır, ev hanımı da elbette katkı yapan kişidir. Çünkü evin düzenini sağlar, çocuklara bakar, evin bakımını üstlenir. Boşanma sırasında mal paylaşımı yapıldığında, o da hak sahibidir.

YARI YARIYA PAYLAŞIM

Mal paylaşımda genel ilke yüzde 50 – yüzde 50 şeklindedir. Ama taraflardan biri kendi katkısının daha fazla olduğunu, o mülkün edinilmesinde üstün bir gayret sarf ettiğini ispat edebilirse oran değişebilir.

İhtilaf durumlarında açılan davaya, “mal rejiminin tasfiyesi” diyoruz. Boşanma davası bittikten sonra 1 sene içinde eşlerden birinin müracaatıyla bu dava açılır ve aradaki anlaşmazlık çözülür.

Eğer çok kapsamlı bir mal varlığından bahsediliyorsa, bu malların sayımının yapılması, değerlerinin ölçülmesi gerekir. Sonra da buna göre paylaşım yapılır.

PARASAL KARŞILIĞI İSTENİR

Edinilmiş mallara ilişkin haklar “ayni hak” değil, “alacak hakkı” olarak görülür.

Diyelim ki taraflardan birinin üzerine olan bir gayrimenkul var. Diğer taraf hak talep ederken bunun tapusunun yarı hissesini isteyemez. Tapudaki onun hissesine düşen bedel neyse o hesap edilir. O hissenin bedelini talep edebilir.

Taraflarda biri hakkını alamazsa icra yoluyla alma yoluna gidebilir. Eğer öyle de ödenmiyorsa, o zaman diğer tarafın mal varlığına haciz koydurarak haciz yoluyla satışını isteyebilir. Bu şekilde paraya çevrilebilir.

İlginizi çekebilir: Anlaşmalı boşanma nedir?

Kilo vermenizi kolaylaştıracak 10 yiyecek

Yeni baba olanlar için faydalı tavsiyeler